Anasayfa » Aktüel » “Ana stratejimiz; müşterilerimizi korumak ve onlar ile beraber hareket etmek”
GF Hakan Plastik Satış Direktörü Murat Üçer

“Ana stratejimiz; müşterilerimizi korumak ve onlar ile beraber hareket etmek”

“Her zaman önceliğimiz son kullanıcılar ve müşterilerimiz oldu. Verimlilik adı altında firmamızı ve markamızı tercih edenleri bu zor zamanlarda daha da zorlamak istemedik. Zaten uzun vadeli düşünen bütün firmalar bu yolu tercih ettiler diye düşünüyoruz. Yani ana stratejimiz müşterilerimizi korumak ve onlar ile beraber hareket etmek oldu. Çünkü belli bir süre sonra yeni normal ile beraber tekrar bu piyasa içerisinde beraber yürüyor olacağız”

Türkiye’de sessiz boruyu ilk üreten firma olarak büyük başarılara imza atan GF Hakan Plastik, kuruluşundan beri gelişime ve değişime verdiği önemi ürün ve hizmetlerine de yansıtmayı başarmış ender firmalardan biri. Salgın döneminde almış oldukları tedbirlerle süreci iyi bir şekilde yönetmeyi başaran firma, normalleşmeye gittiğimiz şu günlerde de, sergilediği yeni yaklaşımlarla sektördeki güçlü konumunu sürdürüyor.

GF Hakan Plastik Satış Direktörü Murat Üçer ile gerçekleştirdiğimiz röportaj çalışmamızda, içerisinde bulunduğumuz süreç ve önümüzdeki döneme dair yaklaşımlarını ele almaya çalıştık.

Halihazırdaki iş modelinizde salgın hastalık döneminde ne tür değişiklikler gerçekleştirdiniz?

Yaşadığımız dönem kimsenin önceden hazırlıklı olduğu ve çok planlama yapmış olduğu bir dönem değil, ancak birçok firma birbirine benzer iş modellerini tercih etti; evden çalışma, kısa çalışma, online imkanları kullanma gibi. Ama kendi açımızdan aldığımız en önemli karar olarak memnuniyetle belirtmek isterim ki, küçülme, organizasyonu değiştirme gibi agresif yöntemleri tercih etmemiz oldu. Bunun en önemli nedeni firmamıza olan güvenimiz ve son yıllarda yaptığımız farklılıklara olan inancımızdır.

Geliştirdiğiniz yeni modellerde ana stratejiniz ne oldu?

Ana stratejimiz bulunduğumuz yeri korumak, firmamıza olan güveni sarsacak ve özellikle müşterilerimizi zor duruma sokacak panik kararlardan uzak durmak oldu. Her firmada olduğu gibi verimliliği ön plana aldık, fakat tekrar belirtmek isteriz ki bu planlar içerisinde her zaman öncelliğimiz son kullanıcılar ve müşterilerimiz oldu. Verimlilik adı altında firmamızı ve markamızı tercih edenleri bu zor zamanlarda daha da zorlamak istemedik. Zaten uzun vadeli düşünen bütün firmalar bu yolu tercih ettiler diye düşünüyoruz. Yani ana stratejimiz müşterilerimizi korumak ve onlar ile beraber hareket etmek oldu. Çünkü belli bir süre sonra yeni normal ile beraber tekrar bu piyasa içerisinde beraber yürüyor olacağız.

Bu süreçte müşterilerinize ve iş ortaklarınıza sunmuş olduğunuz yeni hizmet modellerinden biraz bahseder misiniz?

Online eğitimler, dijital dünyayı ve sosyal medyayı daha fazla kullanmak; aynı zamanda daha sonrası için planladığımız yenilikleri hızlandırmak gibi sıralayabiliriz. Fakat pazara, ve müşterilerimize kurallar çerçevesinde yakın olmak yine ilk hedefimiz olacaktır.

Salgın sonrası herkesin umutla beklediği ve bir kısım sektörün adım adım geçmeye başladığı ‘Yeni Normal’ dönem için ne tür hazırlıklarınız bulunuyor?

Önce herkesin bahsettiği yeni normalin tam ne olduğunun ortaya çıkması gerekiyor, çünkü her şey çok hızlı değişiyor ve şekilleniyor. Şimdiden alınacak kararlar veya hazırlıklar ertesi güne değişebiliyor, ama özellikle sağlık adına alınan kararlar değişmeyecek gibi görünüyor. Bizim görüşümüz çalışma şeklimizin değişmesi gerektiği şeklindedir. Seyahatlerin çok uzun süre zorunlu olmadıkça yapılmayacağı, toplantı düzenlerinin dijital ortama kayacağı, zamanın çok daha kıymetli olacağı gayet açık, ama eski çalışma şeklimizde olan ve değişmesi zor olan kısımlar da bulunuyor. Saha ziyaretleri ve uygulamalı eğitimler gibi. Firmalar bu çalışmalar kapsamında yapılarına, üretimlerine ve ürünlerine göre farklılık gösterecekler. Biz daha çok önceden belirlediğimiz stratejilerimizi ciddi değişikliğe yol açmayacak şekilde çalışma şeklimizi değiştirmeyi planlıyoruz.

Bence bu yeni döneme sizlerin olduğu kadar iş ortaklarınız da aynı şekilde hazırlıklı başlamaları gerekmekte. Bu anlamda iş ortaklarınızla ortak geliştirdiğiniz çözümler var mı?

Önceden de belirtmeye çalıştığım üzere, yeni normal kavramının tam manası ile tanımlanması ve sindirilmesi gerekiyor. Kuralların belirlenmesi, kırmızı çizgilerin çizilmesi ve özellikle ülkelerdeki farklılıkların minimum düzeye inmesi gerekiyor. Aksi takdirde çok fazla esnek olmak ve pazara göre çözümler yaratmak gerekiyor.

Yaşanılan her kriz bazı fırsatların da ortaya çıkmasına sebep oluyor. Sizce global boyutta yaşanılan bu salgın sonrası sektörde ne gibi fırsatlar meydana gelebilir? Şirket olarak beklediğiniz fırsatlar için geliştirdiğiniz bir planınız bulunuyor mu?

Elbette ki süreçleri yakından takip edip çıkacak fırsatlara bakıyoruz. Bu dönemde fırsatlar bizce firmaların değişime adapte olma süreçleri ile çok alakalı. Birkaç ay önce çok mantıklı ve cazip olan fırsatlar şu an için çok riskli görünüyor. Bu durum sizin risk alma eğiliminiz, uzun vadeli hareket etme gücünüz ve gelişmelere yakın olma kabiliyetiniz ile doğru orantılı. Bizler, belirtiğimiz gibi, müşteri odaklılık gibi olmazsa olmaz kurallar etrafında şekilleniyor, ana prensipleri bozmadan fırsatları bunun etrafında oluşturmaya çalışıyoruz. Burada bazı temeller çok önemli, örneğin çalışanların firmaya olan bağlılığı ve firmanın çalışanlarına olan bağlılığı, müşterilerinizin size, sizin de müşterilerinize olan sadakatiniz gibi.

Son olarak eklemek istedikleriniz?

Bu dönemde herkesin işi çok zor, önce sağlık diyoruz ama artık ülkelerin aldığı kararlara bakarsak bir o kadar da ekonomi ön plana geliyor. Herkes bu iki kavramı beraber yürütmeye çalışıyor ki burada ülke vatandaşlarının bilinç düzeyi belirleyici olacak. Bu olmadan ne kadar doğru karalar alınırsa alınsın, maalesef hepsi teoride kalır. En önemlisi teoride görüleni pratiğe çevirebilmek.

 

 

 

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: