Anasayfa » Aktüel » “Yapılmayanları yapmaya çalışıyoruz”
i

“Yapılmayanları yapmaya çalışıyoruz”

“Türkiye’de inşaat sektörünün, büyük kentler merkezli olmak üzere kontrolsüz ve hesapsız bir büyüme içinde olduğunu gözlemliyoruz. Fizibilitesi doğru dürüst yapılmadan, ölçeği ve konsepti doğru tasarlanmadan, hatta bir bölümü ruhsat dahi almadan satışına başlanan birçok büyük proje var.”

Konutta lüks algısını değiştirme iddiasıyla Pekdemir İnşaat tarafından, Çayırköy’de geliştirilen Semt Kocaeli projesi, koruyla çevrili oksijeni bol 34.000 metrekarelik alanda, yarım asırlık meşe ağaçlarını bulundukları yerde koruyan bir mimari anlayışla tasarlanmış. “Kalitede seçici” yeni bir lüks anlayışını konuta yansıtmayı hedeflediklerini belirten Pekdemir İnşaat Genel Müdürü Mert Pekdemir ile mimari önceliğini binadan değil, doğadan yana kullanarak gerçekleştirdikleri ‘Semt Kocaeli Projesi’ni konuştuk.i2

Öncelikle kısaca kendinizden ve faaliyetlerinizden bahseder misiniz?

Dedem İsmail Pekdemir, Pekdemir İnşaat’ın temellerini 1944 yılında Kocaeli’de attı. İsmail Pekdemir, bir tahta bavulla geldiği Kocaeli’de demir ustalığı ile başlayıp, marangozluğa, oradan da o günün koşullarında müteahhitliğe geçiş yaparken, çok çalışıp, sıfırdan bir eser yaratmış. Dedemin o yıllardan bize miras bıraktığı, tarihi ve manevi değeri büyük olan o günlere ait doküman, alet ve edavatı, bugün şirketimizin merkezindeki Pekdemir Müzesi’nde muhafaza ediyor ve güçlü geleceğimizin temeli olarak sergiliyoruz. Bayrağı sonra babam Sami Pekdemir aldı ve daha da ilerilere taşıdı. Babamın yönetiminde, Pekdemir İnşaat bir çok ilke imza attı, Kocaeli’ni birçok yenilikle tanıştırdı, önemli eserler inşa etti ve vergi rekortmenlikleri elde etti. Babam Sami Pekdemir, şirketimizi gelecek kuşaklara devrederken, kurumsallaşmanın da temellerini attı. Ben şirketin üçüncü kuşak yöneticisiyim. Mimarlık eğitimimi tamamladıktan sonra, şantiyelerden başlayarak, inşaatlarımızın ve şirketimizin her noktasında görev yaptım, sahada çalışarak, bilgimi deneyimlerimle zenginleştirmeye çalıştım. Şu anda Pekdemir İnşaat’ın üçüncü kuşak temsilcisi olarak Genel Müdürlük görevini yürütüyorum. Pekdemir İnşaat, 2010’lu yıllardan sonra, bütünleşik bir gayrimenkul geliştirici şirket olarak faaliyetlerini sürdürdü, Kocaeli için önemli markalı projelere imza attı.i3

Semt Kocaeli Proje fikri ve sonrasını kısaca bizlerle paylaşabilir misiniz? Malzeme tercihleri ve estetik süreçleriniz nasıl gerçekleşti?

Pekdemir İnşaat olarak, geçmişte olduğu gibi, 74 yıl sonra da inşaat sektöründe bugünkünden de daha güçlü biçimde nasıl var olabilecek isek, o planlama ve tutarlılık içinde hareket etmeyi öncelikli görüyoruz. Kocaeli bizim için istikrar demek. Kaldı ki, Türkiye’nin İstanbul ile birlikte, kişi başına en yüksek vergi ortalamasına sahip, gelir düzeyi yüksek ve İstanbul’a komşu bir şehirden söz ediyoruz. Biz Kocaeli’nin potansiyeline hep inandık ve inanmaya devam ediyoruz. Son yıllarda gerçekleştirdiğimiz, Villam 1,2,3 ve Bahçeada gibi villa projelerimizin, Kocaeli’nin standartlarının üzerinde olduğu söyleniyordu. Öylesine büyük ilgi gördü ki, bunu söyleyenler, aynı bölgelerde bizden sonra benzer projeler yapabilmek için, birbirleriyle yarışa girdiler. Bu projeler, bulundukları bölgelere o denli değer kattı ki, biz bile oralarda yeni arsa bulmakta zorlandık. Son olarak, Emlak Konut ve TOKİ gibi kamu güvencesi ve desteği olmadan, tek etapta 936 konutla Kocaeli’nin en büyük markalı konut projesini gerçekleştirdik. Kocaeli’nin nüfusuna oranla oldukça iddialı bir ölçeğe sahip olan Evimiz Kocaeli projesini, 1,5 yıl önce tam gününde, 1 Temmuz 2015’ten itibaren teslim etmeye başladık. Tüm dairelerimizi sattık ve satış sonrasında da yüksek oranda bir müşteri memnuniyeti elde ederek, site geçici yönetimini daire sahiplerine devrettik. Semt Kocaeli Projesi de, aslında yıllar içinde güçlenen bu özgüvenin bir yansıması ve sonucudur.

Kocaeli’de hep “yapılmayanları yapmaya çalışarak” kurumsal gelişimimizi de daha ilerilere ve kısır rekabet şartlarının ötesine taşımayı başarıyoruz. Semt Kocaeli Projesi’nin, gerek Kocaeli kentinin potansiyeline, gerekse doğayla iç içe ve gelişime açık olan çok özel lokasyonuna yakışır biçimde, konutta çıtayı yükseltecek, sıra dışı bir proje olmasını hayal ettik. Şirket olarak köklü değerlerimizi ve farkımızı yansıtan, daha lüks, ancak yüzeysel gösteriş yerine, içi dolu, prestijli bir tarza sahip olsun diye bir beklenti içindeydik. Bunun için, marka değeri olan, özel bir mimarla çalışmamız gerektiğini biliyorduk. Bir çok görüşmeden sonra, Ulusal Mimarlık Ödülü sahibi Mimar Cem Sorguç ile tanıştık. Kısa sürede, kalite, yalınlık, çevre gibi ortak değerleri benimsediğimizi belirledik. Kendisiyle hayallerimiz örtüşüyordu ve kendisinin usta mimari tasarım çizgileriyle, bu hayal Semt Kocaeli Projesi ile ete kemiğe büründü. Projeyi; bulunduğu doğanın uyumlu bir parçası olsun ve insanlar burada yaşamaktan vazgeçemesin kaygısıyla tasarlayan, idealist ve değerlerine bağlı Cem Sorguç gibi önemli bir mimarın, estetik ve işlevselliği bir arada barındıran yalın mimari tasarımı gerçekten fark yaratıyor. Biz Semt Kocaeli mimari tasarımının, göz alıcı bir sadeliğe sahip, sıra dışı bir estetik duruş sergilediğine inanıyoruz. Proje, her bloğun girişindeki, dubleks dairelere özel peyzajlı bahçeler, bloklar, sosyal donatı alanları ve doğa varlığımızın yerleşim planlamasıyla, denizden 110 metre yükseklikteki yeşil ve maviyi buluşturan 34 dönümlük eğimli arazimize çok yakıştı, adeta onunla bütünleşti.

Pekdemir İnşaat olarak, malzeme seçimlerimiz, zaten her projemizin kendi kategorisinde, en kaliteli ürün ve markaların kullanımı şeklindedir. Kocaeli’deki müşterilerimiz, on yıllar boyunca projelerimizden edindikleri tecrübeyle, yeni projelerimizden daire seçmek için satış ofislerimize geldiklerinde, kullanılan malzemeleri neredeyse hiç sorgulamazlar. Pekdemir İnşaat’ın, proje vaadine en uygun, satış sonrası mutluluğu güvence altına alan, marka, model ve ürünlerin doğru bileşimini sunacağından son derece emindirler. Ayrıca, dairelerde garanti kapsamındaki aksaklıkları en hızlı ve programlı biçimde gidermeye olanak sağlayan ve örneği yok denecek kadar az olan Pekdemir’in internet tabanlı Müşteri İstek Şikayet Sistemi’ni geliştirdik ve Pekdemir Güvence Sistemimiz sayesinde, satış sonrası müşteri mutluluğunu da, en üst seviyelere çektik. Pekdemir Güvence Sistemi bize, daire kullanıcılarının, dairelerine ilişkin istek, talep ve şikayetleri hakkında, istatistiki verilere sahip olma ve bunları değerlendirerek, malzeme seçimi yapabilme olanağı da tanıyor. Pekdemir Güvence Sistemi’nden elde ettiğimiz geri bildirimlerle, hem malzeme kaynaklı aksaklıkların ilgili firmalar tarafından giderilmesini sağlıyoruz. Hem de, aynı malzeme kategorisinde yaşanabilecek olumsuzlukları deneyimleyip, sonraki satın alma sözleşmelerimizde, riskleri giderecek şekilde güncellemeler yaparak, müşterilerimizi olası aksaklıklardan koruyoruz.i4

‘Kalitede Seçici’ davranabilmek için ne gibi kriterlerin oluşması gerekir?

İnşaat sektörü, özellikle İstanbul merkezli kontrolsüz bir yatırım furyasına sahne olurken, konut tüketicisi aksine giderek daha bilinçleniyor ve beklentileri gelişiyor. Bu doğrultuda konutta da, tıpkı otomobilde olduğu gibi, sosyo kültürel gelişime bağlı olarak, tüketicinin lüks algısı çeşitleniyor. Lüksü pahalı ve gösterişli olarak algılayanlara yönelik marka ve modellerin yanında, lüksü tasarım, kalite ve güvenliğin bütünleşmesiyle tanımlayan projelerin de, otomobildeki markalar gibi daha bilinçli ve seçkin bir tüketici kitlesine ulaşabilme avantajları artıyor. Semt Kocaeli, Türkiye’de Anayasa değişikliğinin oylandığı yoğun Referandum döneminin hemen ardından başlayan lansman ve satış sürecinde, bir aydan daha kısa sürede ortaya koyduğu satış performansıyla, tüketicideki bu değişimi bir kez daha gözler önüne serdi. Mevcut örneklerden yola çıkarak, eskiden lüks konut denince aklımıza ne gelirdi?.. Örneğin havuz… Yetmez kapalı havuz, o da yetmez olimpik havuz, Türk hamamı, yanına bir de sauna… Sonra hijyen ve işletme sorunları, aidatlara yansıyan yüksek işletme giderleri… Semt Kocaeli’nin “yeni lüks” anlayışında bunların yerine ne var? Denizden 110 metre yükseklikteki 34 bin metrekare proje arsasında, yerinde korunan, gölgesinde komşuların sohbet edeceği, çocukların oynayacağı yarım yüzyıllık meşe ağaçları ve onlarca genç ağaç, projeye komşu orman, yemyeşil doğa, bol oksijen ve deniz manzarası var.i5

Kimliği ve ruhu olan projelerin sayısını artırabilirmek için mimarlarımıza öncelikle ne gibi kolaylıklar sağlanmalı?

Pekdemir İnşaat olarak biz değerleri olan ve üç kuşaktır değerlerine bağlı kalan bir firmayız. Değerlerin ülkemizde ve sektörümüzde giderek göz ardı ediliyor olmasından ise, endişe duyuyoruz. Türkiye’de inşaat sektörünün, büyük kentler merkezli olmak üzere kontrolsüz ve hesapsız bir büyüme içinde olduğunu gözlemliyoruz. Fizibilitesi doğru dürüst yapılmadan, ölçeği ve konsepti doğru tasarlanmadan, hatta bir bölümü ruhsat dahi almadan satışına başlanan birçok büyük proje var. Farklı sektörlerden çok karlı zannederek inşaat sektörüne hızlı bir geçiş yapmaya kalkışan yatırımcılar, yanlış ve riskli kararlarla, kalıcı olmak yerine hızlı büyümeyi tercih eden bir anlayış içinde hareket ediyorlar. Onlar dün sektörde yoktular, böyle davranmakta ısrar ederlerse, yarın var olabilmeleri de oldukça düşük bir olasılık gibi görünüyor.

Kimliği, ruhu olan projelerin, ancak kurumsal ve ortak değerlere bağlı bir kolektif çalışmayla mümkün olabileceğine inanıyoruz. Bunun için, inşaat şirketinin koordinasyonunda, aynı değerleri paylaşan, alanında uzman profesyonellerin çözüm ortaklığına ihtiyaç var. Biz, gayrimenkul geliştirme, proje tasarımı, Projenin mimarı, bu birlikteliğin en önemli ve öncelikli paydaşlarının başında geliyor. İnşaat şirketi ile mimar arasında uyumlu ve başarılı bir çalışmanın gerçekleşmesi, mimarın belirlenmesi süreciyle başlıyor. İnşaat şirketinin, hedeflerini, beklentilerini, olanaklarını, en başından mimar adayı ile şeffaf biçimde paylaşması çok önemli. Uyum problemlerinin, çoğunlukla işe başlamadan yeterince açık biçimde konuşulmayan, paylaşılmayan konularda ortaya çıkma olasılığı daha yüksek. Eğer en başından, çözüm ortakları olarak aynı hedefte buluşma sağlanıyorsa, bu hedefler içinde kalmak şartıyla, mimara özgür bir çalışma ortamı sağlamak, onun inisyatif almasına olanak tanımak, tercih ve deneyimlerine saygı göstermek, inşaat şirketi için kaçınılmaz olmalı. Tabi ki bu karşılıklı bir ilişki. Mimarın da, tasarımında projenin estetiği kadar ekonomisini de gözeten, rasyonel bir yaklaşım sergilemesi, inşaat şirketinin duyarlılıklarını dikkate alması, ortak çalışmadaki mutluluk ve başarı için çok belirleyici oluyor.

g

Bu projenin çevresine ve şehir yaşamına etkileri sizce nasıl gerçekleşecek?

Semt Kocaeli şehir merkezine 10 dakika, Yahya Kaptan’a 4 dakika mesafede, yeni imara açılan Çayırköy’de 6 katlı 15 blokta, toplam 280 konuttan oluşacak. Kocaeli Üniversitesi Umuttepe Kampüsü ile Kocaeli’nin 3. köprü ve havalimanı bağlantısına sadece 1,5-2 km uzaklıkta. Burası imara yeni açılan, yoğun bir yapılaşmanın bulunmadığı, ancak hızla gelişen bir bölge. Arazinin yüksekte ve önü açık bir görüş alanına sahip olması nedeniyle, projede birçok bloğun, doyumsuz bir deniz manzarası bulunuyor. Tüm bu özellikleri birlikte değerlendirdiğinizde, Semt Kocaeli’de yaşayacaklar için mutlu ve sağlıklı bir geleceği hayal etmek zor olmasa gerek. Zaten bu yüzdendir ki, satışlar büyük bir hızla sürüyor, Satış Ofisimiz’e gelen müşterilerimizin çoğunluğu, dairelerini seçip satın almadan ayrılmıyorlar…

#Yapılmayanlarıyapmayaçalışıyoruz #Yapmayaçalışıyoruz #İnşaatsektörü #İnşaat #Sektör #Türkiye #Büyüme  #Kocaeli

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*