Anasayfa » Aktüel » “Sektör içerisindeki mevcut konumumuzu güçlendirmek, öncelikli hedefimiz”

“Sektör içerisindeki mevcut konumumuzu güçlendirmek, öncelikli hedefimiz”

“Hem tesislerimizde hem de yönetim ofislerimizde pek çok konuda yeni teknolojilerin uygulamasını halen hayata geçiriyoruz. Bu çalışmaları yaparken, müşterilerimizin iç görüsü ile hareket ediyoruz. Biliyoruz ki, İzocam’ın uzmanlığı sadece sektöre sunduğu ürünlerle ilgili değil, yalıtım konusunda verdiği danışmanlık da markamızın tercih edilirliğinin en önemli bileşenleri arasında.”

Yüksek teknolojisiyle imal ettigi uluslararasi standartlardaki tüm ürünlerini ihraç eden ve ülkemize önemli döviz girdisi saglayan İzocam; basta Balkanlar, Birlesik Devletler Topluluğu, Türki Cumhuriyetler, Ortadoğu ve Afrika´da toplam 46 ülkeye ihracat yapmakta. Geniş ürün yelpazesi ve teknik danışmanlık hizmetleriyle yalıtım sektörünün lideri olan firma, dünya standartlarına uygun olarak müşterilerinin talep ve beklentilerini zamanında ve çevreci bir yaklaşımla karşılamakta. İzocam Genel Müdür Yardımcısı Doruk Özcan, geçtiğimiz yıla dair bir değerlendirmede bulunurken, önümüzdeki dönem için plan ve projelerini bizlere aktardı.

2019 yılı için kısa bir değerlendirmede bulunabilir misiniz? Şirket hedeflerinize ulaştığınızı düşünüyor musunuz?

2019 yılı itibariyle yalıtım pazarında yüzde 20’ye yakın bir payımız var ve bu oranla pazar lideri olma konumumuzu sürdürüyoruz. 2019 üretim kapasitemizi ve ürün çeşitliğimizi piyasanın ve ülkenin ihtiyaçları doğrultusunda geliştirip, artırarak, sektördeki mevcut konumumuzu ilerletmeyi hedeflediğimiz bir yıl oldu. 2019 yılı özelinde modernizasyon ve ürün geliştirme çalışmalarına odaklandık. 2019 yılında attığımız adımların bize önümüzdeki yıllarda, sürdürülebilir bir büyüme ve rekabet avantajı getireceğine inanıyoruz. Bu yılın ilk yarısında 3 milyon Euro yatırımla Dilovası’ndaki Taşyünü tesisimizde bulunan “Doğa III” fırınımızı yeniledik. 2019 Şubat ayında başlayan fırın yenileme süreci 6 haftada tamamlandı, 8 Nisan’da ateşledik ve 19 Nisan’da üretime geçtik. Bugüne kadar 393.000 ton üretim yapan Doğa II fırını gibi, Doğa III fırını da üretkenliği ile Türkiye’nin düşük karbonlu kalkınmasına katkı sağlayacak. Yapılan yeni fırın yatırımı ile daha iyi kalitede ürünleri daha güvenli şekilde üreteceğiz. Fırın yenileme çalışmalarına ek olarak İzocam’ın Dilovası Taşyünü Tesisi’nde bulunan kapalı stok alanının inşaatı da tamamlandı. Bu bize ilave stok alanı imkanı sağlamasının yanı sıra, ürünlerimizin de muhafaza edilmesine imkân sağlamış oldu. Bu yıl başta Ar-Ge ve SAP’ye geçiş çalışmaları olmak üzere pek çok proje gündemimizdeydi ve 2019’u yatırım yılı olarak gördük. Hem tesislerimizde hem de yönetim ofislerimizde pek çok konuda yeni teknolojilerin uygulamasını halen hayata geçiriyoruz. Bu çalışmaları yaparken, müşterilerimizin iç görüsü ile hareket ediyoruz. Biliyoruz ki, İzocam’ın uzmanlığı sadece sektöre sunduğu ürünlerle ilgili değil, yalıtım konusunda verdiği danışmanlık da markamızın tercih edilirliğinin en önemli bileşenleri arasında.

2020 yılı için hedeflerinizi nasıl temellendiriyorsunuz? Üretim ve satış stratejinizi nasıl kurguluyorsunuz?

Türkiye’deki 2018 sonu itibariyle, 9,5 milyonun üzerindeki bina stokunun iyimser bir tahminle sadece yüzde 15,8’i TS 825 Binalarda Isı Yalıtım Kurallarına uygun yalıtılmış durumda… Bu rakam 24,2 milyon üzerindeki mevcut konut sayısında yüzde 33’ünü kapsıyor. 10 yıl öncesine baktığımızda toplumun yalıtım bilincinde önemli bir artış olduğunu görüyoruz ancak daha alınacak çok yolumuz olduğu da bir gerçek. Bu yalıtım sektörü açısından önemli bir potansiyel oluşturuyor. Yalıtım bilinci ve yalıtım malzemesi kullanımı açısından gelişmiş ülkelerin gerisindeyiz, yalıtım konusunda ülke olarak kat edeceğimiz daha çok yol bulunuyor. Ülkemizde kişi başına 0.2 m³ yalıtım malzemesi tüketimi olduğunu görüyoruz. Avrupa nispeten doygun bir pazar olmasına rağmen, bu rakamların üç katı kadar; 0.7 m³ kişi başı yıllık yalıtım tüketimi bulunuyor. Durgun bir pazar olan Amerika’da ise halen kişi başı 1 m³ yalıtım malzemesi tüketimi var. Türkiye’ye baktığımızda 2017 yılında enerji ithalatımızın 37 milyar dolar düzeyinde olduğunu görüyoruz. Son 10 yılda toplam enerji ithalatımızın ülke ekonomisine maliyeti 400 milyar doların üzerinde… Tükettiğimiz enerjinin yaklaşık dörtte üçünü dışarıdan ithal ediyoruz. Bu düzeyiyle enerji ithalatı, dış ticaret açığımızın en önemli kısmını oluşturuyor. Cari açığı daha düşük seviyelere indirmek ve enerjide dışa bağımlılığımızı azaltmak için enerji verimliliği ve iyi yalıtım uygulamaları şart. Bu da gelecekte sektörün çok fazla büyüyeceği anlamına geliyor.

Mevcut binalar için “binalar veya bağımsız bölümlere ilişkin alım, satım ve kiraya verme ile ilgili iş ve işlemlerde EKB (Enerji Kimlik Belgesi) düzenlenmiş olması şartının aranmasına” ilişkin uygulama zorunluluğunun 1 Ocak 2020’ye ertelenmesi ise, enerji verimliliği uygulamalarının sahada gelişimini geciktirdi.

Kentsel dönüşüm çalışmaları, yeni binalarda zorunlu uygulanan EKB’nin etkileri ile kredi garanti fonunun inşaat sektörü üzerindeki olumlu etkilerini hem 2020 yılında hem de devam eden dönemlerde göreceğimize inanıyorum.

Sektör ihracata odaklanmış durumda. Bu noktada sizin çalışmalarınız nasıl ilerliyor?

Türkiye, Ortadoğu ve Balkanlarda yalıtım sektörünün öncü firmaları arasında yer alıyoruz. Toplam 130.000 tona ulaşan mineral yün kapasitemizin yanı sıra artan üretim kapasitelerimizle esnek üretim ve zamanında teslim imkânları sunuyoruz. Böylece inşaat ve sanayide her türlü yalıtım talebine hızlı ve güvenilir bir şekilde yanıt verebiliyoruz.

Bugüne kadar 100’ü aşkın ülkede çözüm sunmuş olan bir firma olarak 20 yerleşik bayimiz ile ihracat faaliyetlerimize devam ediyoruz. İhracat yaptığımız bölgelerin başında Türki Cumhuriyetler, Afrika, Balkanlar, Asya ve Ortadoğu geliyor. Ağırlıklı olarak bina ve sanayide kullanılan yalıtım ürünlerinin ihracatını gerçekleştiriyoruz. Bu ürünlerin dışında ısıtma, soğutma ve iklimlendirme pazarına yönelik ürünlerin de ihracatını yapıyoruz. İhracatı 600.000 m³’ü aşan İzocam, Orta Doğu iklimlendirme pazarının en önemli üreticisi konumunda.

İhracatımız 2018’de de bir önceki yıla kıyasla Türk Lirası bazında %37,2, USD bazında ise %6,3 arttı ve 23,6 milyon USD oldu. Son 5 yılda ihracattan elde ettiğimiz satış geliri 160 milyon doları buldu. Önümüzdeki 5 yıl toplamda 150 milyon doların üzerinde ihracat yapmayı hedefliyoruz.

Ar&Ge ve İnovasyon çalışmaları, bir şirketin en büyük yatırımı. Siz bu konuyu nasıl ele alıyorsunuz? Bu noktada faaliyetleriniz neler?

İzocam olarak ihtiyaca uygun ürün geliştirmek en önem verdiğimiz konuların başında geliyor. Geçtiğimiz dönemde Ar-Ge çalışmalarımız sayesinde hafif ara bölmelerde kullanılmak üzere geri dönüşümlü malzemeler kullanarak geliştirdiğimiz, “İzocam Ara Bölme Levhası”nı sektöre kazandırdık. Ürünün doğal içeriği ile toz yapmayan yapısı ve kolay kesimi, rahat ve sağlıklı çalışma ortamları yaratıyor ve hızlı uygulama ile zamandan tasarruf sağlıyor. Kendi başına ayakta durabilen ürünümüz, güvenli uygulama imkânının yanında sahip olduğu taşıma saplı ambalajı ve hafifliği sayesinde de kolay taşınabiliyor. Farklı kalınlıklarda üretilebilen ürün, ara bölme duvarlarda, ısı ve A sınıfı ses yalıtımı sağlıyor. Düşük ısı iletim katsayısı ile İzocam Ara Bölme Levhası, farklı sıcaklık ve zamanlarda iklimlendirilen hacimler arasında da enerji verimli ara duvarların teşkil edilmesini sağlıyor, enerji tasarrufu ve konforu artırıyor.

Yine son dönemde mineral yün ürün grubumuza üç yeni ürün ekledik. Endüstriyel binalarda, yerinde yapılan metal çatı ve cephe sistemlerinde kullanılmak üzere sektöre sunduğumuz ve farklı ısı iletkenliklerine sahip EBL ve EBL R+ ürünlerimiz, silikon katkıları sayesinde suyu emmiyor ve bünyesine su almıyor. Hem duvarda hem de cephede kullanılan doğa dostu EBL ve EBL R +’ın uygulanması da son derece pratik. Kendi başına ayakta durabilen, kendini taşıyabilen eğilmez ve sarkmaz nitelikteki ürünler hafif olmaları nedeniyle de kolayca taşınabiliyor. Ürünler CE ve EUCEB belgelerine de sahip. EBL 37 mW/mK ısı iletkenlik değerine sahipken, EBL R+ ise 35 mW/mK iletkenliğe sahip olarak tasarlandı. Bu özellikleriyle etkin ısı yalıtımı ve A1 yanmaz malzemeleri sayesinde yangın güvenliği sunan ürünler, ses yalıtımı da sağlıyor.

Mineral yün ürün serimize yeni katılan üçüncü ürünümüz ise giydirme cephe uygulamalarında kullanılan yeni Cephe Levhası. İzocam Yeni Cephe Levhasının üzeri camtülü kaplı olduğu için su geçirmeme özelliğine sahip. Kullanıldığı cephelerin başka bir yalıtım malzemesi ya da örtü ile kaplanması gerekmiyor. Dolayısıyla yalıtım işlemi çok daha çabuk tamamlanabiliyor, işçi maliyetinden ve zamandan tasarruf sağlanıyor.

Önümüzdeki dönemde de üretim kapasitemizi ve ürün çeşitliğimizi piyasanın ve ülkenin ihtiyaçları doğrultusunda artırarak, sektör içerisindeki mevcut konumumuzu güçlendirmek, öncelikli hedefimiz.

 

 

 

 

#izocam #arge #inovasyon #ihracat #cephe #teknoloji

 

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: