Anasayfa » İnşaat-Proje-Taahhüt » Şantiyelerde iş güvenliğinin sağlanabilmesinde İskele Sistemlerinin rolü ve denetim mekanizması

Şantiyelerde iş güvenliğinin sağlanabilmesinde İskele Sistemlerinin rolü ve denetim mekanizması

“Günümüzde yapıların hızlı, kaliteli ve güvenli bir şekilde inşa edilmesini sağlayan en önemli unsurların başında teknolojik kalıp ve iskele sistemlerinin kullanılması gelmektedir. Türk İnşaat Sektörünün son 15 yılda yaşadığı yüksek büyümeye paralel olarak kalıp ve iskele üreticileri de ciddi bir büyüme sağlamış, ürün portföylerini ve ihracat pazarlarını genişletmişlerdir.”

Kubilay Tüfekçi / İskele Kalıp Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı

İnşaat sektöründe her yıl 40 bine yakın iş kazası oluyor ve maalesef 500’e yakın kişi hayatını kaybediyor. Bunların %40’ının yüksekte çalışma sırasında yaşanan kazalar olduğu görülüyor. Kazaların nedenleri araştırıldığında ise standart dışı iskele ve diğer geçici inşaat ekipmanlarının kullanımı, gerekli önlemlerin alınmaması, bilinçsizlik, iş kültürünün eksikliği gibi faktörlerden dolayı olduğu ortaya çıkıyor. Benzer durum taşıyıcı nitelikli döşeme kalıp iskelelerinde de aynı şekilde gözlemleniyor, özellikle taşıyıcı kalıp iskelelerinde ciddi bir mühendislik hesabı gerekiyor. Tasarım kabulleri hatalı alındığında, olası ek yükler dikkate alınmadığında veya hesaplamaların doğru yapılmadığı noktada iş kazaları kaçınılmaz oluyor. Maalesef yapılması gerekli hesaplar yapılmadan, fen kuralları işletilmeden, sadece sahadaki kalfa niteliğini haiz çalışanların bilgisi ve tecrübesi dahilinde ilerleyen inşaatların sayısı da azımsanmayacak büyüklükte olup, tabii bu da şantiyelerimizdeki risklerimizi daha da artıran bir unsur olarak ortaya çıkmaktadır.

Türkiye’de hemen hemen tüm sektörlerde olduğu gibi inşaat sektöründe de standardizasyon ve yeterli denetimin yapılamadığı önemli bir husus olarak göze çarpmaktadır. Standartlar doğrultusunda projelerin kontrolü pek tabi ki çok önemlidir, bilinmelidir ki standartlar, o iş dalında yaşanmış acı tecrübelerin tekrarlanmaması için geliştirilen uluslararası dokümantasyonlardır. Ülkemizde cephe iskelesiyle ilgili TSE’nin çıkarmış olduğu TS EN 12810 ve 12811 gibi yürürlüğe girmiş standartlarımız bulunmaktadır. İKSD üyeleri öncelikle bu standartları benimsemiş ve bu standartlar doğrultusunda üretim ve projelendirme yapma kararlılığında şirketlerdir. 

Standartlara uygun ve sertifikayı haiz ekipman kullanmayı sigorta poliçesi almaya benzetebiliriz, belki başta ek maliyet getiriyormuş gibi görünebilir, ancak şantiyelerimizde risklerimizi azaltmanın, olası acı tecrübelerden zarar görmemenin de en akılcı yolu budur. 

Sektörde bu bilincin yerleşmesi, standartlar doğrultusunda üretim ve projelendirme yapan firmalar ile yapmayanlar arasındaki farkların dikkate alınıyor olması haksız rekabeti ortadan kaldırabileceği gibi denetim, bilgi ve uygulama eksikliklerinden dolayı  iş güvenliğine yönelik riskleri de en aza indirerek sektörümüzün genel menfaatlerine hizmet edeceği hiç şüphesizdir.

İnşaatlarda Endüstriyel Kalıp Sistemine geçmenin gerekliliği: 

Türkiye genelinde yapılan inşaatların yaklaşık %50’sinde geleneksel kara kalıp kullanılmaktadır. Büyük şehirlerde endüstriyel kalıp kullanımı çok yaygın olmasına rağmen, diğer şehirlerde aynı oranı yakalamak pek mümkün olamamaktadır. Sektörün önümüzdeki dönemde çok hızla kara kalıptan endüstriyel kalıp sistemine geçerek hem verimlilik hem de iş güvenliği anlamında önemli adımlar atacağını öngörüyoruz.

Zira geleneksel yöntemlerle kullanılan kalıplar  günümüzün ihtiyaçlarını artık karşılayamıyor. İş hayatının her alanında olduğu gibi inşaat sektörü de çok değişti ve değişmeye devam ediyor:

– Artık zaman çok önemli, işlerin süresi çok kısaldı, buna karşılık hacimleri büyüdü,

– Kalite anlayışı çok gelişti,

– İnsan sağlığına verilen önem arttı ve iş güvenliği anlayışı gelişti. 

Bütün bu değişimler ve ortaya çıkan yeni ihtiyaçlar, inşaat sektörünün altında ona hizmet eden ve tam anlamıyla bir uzmanlık alanı olan kalıp ve iskele sektörünün gelişmesinde en önemli rolü oynamıştır.

Teknoloji ve Yenileşim :

İKSD olarak ArGe, sektörümüzde bizlerin önceliklendirdiği konuların başında yer almaktadır. Zira Endüstri 4.0, nesnelerin interneti, yapay zeka, big data, 3D printer ile her alanda üretim gibi konuların güncelliği ve inşaat sektörünün son 20-30 yılda ciddi verimlilik artışları sağlayamamış olması gibi konuları dikkate aldığımızda, sektörümüzün yeni bir teknolojik sıçramanın eşiğinde olduğunu söylemek kehanet sayılmamalıdır. Müşteri beklentileri günümüzde hızla değişiyor ve bu değişime ayak uydurmak gerekiyor. Sonuçta bizim sektörümüzde müşteriler; kolay kullanılabilen, ekonomik, zaman kazandıran, az sayıda parçadan oluşan, sahada kontrol edilmesi kolay, sağlam ve uzun ömürlü, iş güvenliğini en üst düzeyde sağlayan ürünler bekliyorlar. Bu beklentilere teknolojiyi etkin şekilde kullanarak uygun çözüm üretebilmek bizler için son derece önem kazanıyor.

İskele Kalıp Sanayicileri Derneği (İKSD) hakkında kısaca!

İskele Kalıp Sanayicileri Derneği (İKSD), 2017 yılı başında kuruldu. İKSD, Türkiye’nin önde gelen yerli ve Türkiye’de hizmet veren yabancı menşeli  kalıp, iskele ve ilgili ekipman üreticilerini çatısı altında toplayan, sektörün kamu, sanayi, üniversiteler de dahil tüm paydaşları ile birlikte gelişimini, güvenli ve sağlıklı büyümesini amaç edinmiş bir sektörel dernektir.

Derneğimizde sektörün önde gelen firmaları temsil edilmekte olup, İKSD, bugün itibariyle  kalıp ve iskele sanayicilerini hem sayısal ve hem de nitelik olarak, temsil eden tek çatıdır. Şu an için İKSD bünyesinde yerli ve yabancı menşeli 24 üyemiz bulunmaktadır. Üye firmalarımız, iskele ve kalıp sektöründe gerek ulusal gerekse uluslararası ölçekte önemli konut, baraj, ticari bina, havaalanı, yol, metro gibi projelerde danışmanlık, malzeme satışı ve kiralaması, satış sonrası destek ve tedarik hizmetleri vermektedirler.

Yeni kurulan bir dernek olarak önceliğimiz, İKSD’yi ve İKSD’nin kuruluş amaçlarını kamuoyuna anlatmak, dernek üyelerimizin sektörel sorunlarına ortak akılla tüm paydaşlarımızla birlikte çözüm üretmeye çalışarak sektörün ulusal ve uluslararası rekabet gücüne katkı sağlamaktır.

Dünyada ekonomik savaşların ve rekabetin arttığı bir dönemde bu zorlukları fark yaratarak, kalitemizi arttırarak, ürün portföyümüzü müşteri ihtiyaçları doğrultusunda zenginleştirerek, modern pazarlama tekniklerini kullanarak, güçlü işbirlikleri ile, nitelikli ekiplerle ve ortak akılla aşabileceğimizi düşünüyor, hep bu anlayışla sektöre ve Türkiye’ye değer katmaya çalışıyoruz.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: