Anasayfa » Aktüel » “Sağlık söz konusu olduğunda diğer bütün faktörler ikinci planda kalmalıdır”

“Sağlık söz konusu olduğunda diğer bütün faktörler ikinci planda kalmalıdır”

“Tüm dünyada insanları evde kalmaya zorlayarak, bir anlamda iş hayatını durma noktasına getiren bu denli büyük bir küresel kriz ortamında, en azından çarkımızı döndürecek kadar işimiz oluyor. Aynı zamanda bu işleri, sorunsuz bir şekilde tamamlayıp teslim ederek çalışmalarımıza devam edebiliyoruz.”

30 yıldır endüstriyel inşaat kalıp-iskele sistemlerinin tasarımı, projelendirilmesi, üretimi, satışı, kiralanması ve satış/kiralama sonrası desteği konularında hizmet veren İntek Kalıp ve İskele Sistemleri, 12.650 m2’si kapalı olmak üzere toplam 36.900 m2 alana sahip 2 adet modern tesisi ve 120 kişilik ekibi ile uluslararası bir marka olma yolunda ilerlemeye devam ediyor.

İntek Kalıp ve İskele Sistemleri Yönetim Kurulu Başkanı Selim King

İntek Kalıp ve İskele Sistemleri Yönetim Kurulu Başkanı Selim King ile gündemdeki konuları ele almaya çalıştığımız bir röportaj çalışması gerçekleştirdik.

Tüm dünyayı etkisi altına alan salgın hastalık şirket faaliyetlerinizi nasıl etkiledi?

Bugün yaşayan hiçbir insanın daha önce tecrübe etmediği, çok ilginç bir süreçten geçiyoruz. Bilinmeyenlerin çok fazla olması, konunun direkt olarak insan sağlığını etkilemesi ve küreselleşen dünyada ilk defa böylesine büyük bir salgın ile karşılaşılıyor olması bu sürecin en zorlu tarafları olarak karşımıza çıkıyor.

Açık söylemek gerekirse bu virüs Çin’de ilk ortaya çıktığı günlerde, olayın bütün dünyayı sarsacak bu denli büyük bir salgın haline geleceğini tahmin edememiştik. Fakat öncelikle İtalya’da ve sonrasında tüm Avrupa’da salgının yayılma hızını ve yarattığı ölüm oranlarını gördükten sonra, Mart ayının ortalarında tehlikenin boyutunu kavradık ve hemen bir takım önlemleri hayata geçirdik.

İnsan sağlığı söz konusu olduğunda diğer bütün faktörler ikinci planda kalmalıdır. Biz de bu ilkeye uygun olarak davrandık ve şirket olarak hızlı sayılabilecek bir şekilde bazı kararları uygulamaya koyduk. Yaptıkları iş itibari ile uzaktan çalışmaya uygun olan ofis ekibimizin tamamını evden çalışabilir hale getirdik. Üretim ve kiralama ekibimiz için ne yazık ki bu şekilde bir uzaktan çalışma imkânı olmadığı için onlar Gebze ve Düzce tesislerimizde çalışmaya devam ediyorlar. Fakat onlar için de çalışma koşullarını daha güvenli hale getirecek bazı önlemler aldık.

Çalışanlarımızı gelir kaybına uğratmayacak şekilde tesislerimizdeki insan yoğunluğunu azalttık. Çalışanlarımızın işe geliş-gidişlerinde, sosyal mesafeyi koruyabilmeleri amacı ile servislerimizin sayısını arttırdık ve yemekhanede bu doğrultuda önlemler aldık. Temizlik, dezenfektasyon ve havalandırma konularında, sağlık bakanlığı tarafından yayınlanan genelgelere birebir uygun şekilde iş bölümü ve görevlendirmeler yaptık.

Aldığımız bu önlemlerin de etkisiyle, çok şükür şu ana kadar hiçbir çalışanımızda salgın ile ilgili en ufak bir sağlık problemi yaşamadan çalışmalarımıza devam ediyoruz. İnşaat sektörü açısından baktığımızda, gerek yurt içinde gerekse yurt dışındaki projelerin bir kısmı yavaşlatıldı, bir kısmı ise tamamen durduruldu. Bunun sonucu olarak müşterilerimizin taleplerinde bazı azalmalar oldu, kirada olan malzemelerimizin bir kısmı depomuza geri döndü.

Talepte meydana gelen bu azalmaya paralel, yukarıda bahsettiğim koşullar ve aldığımız önlemler nedeni ile doğal olarak bizim hizmet ve üretim kapasitemiz de düştü. Tüm dünyada insanları evde kalmaya zorlayarak, bir anlamda iş hayatını durma noktasına getiren bu denli büyük bir küresel kriz ortamında, en azından çarkımızı döndürecek kadar işimiz oluyor. Aynı zamanda bu işleri, sorunsuz bir şekilde tamamlayıp teslim ederek çalışmalarımıza devam edebiliyoruz.

Üretim, sevk ve yeni sipariş çalışmaları noktasında şu anki çalışma yapınızdan biraz bahseder misiniz?

Gebze ve Düzce’de iki farklı tesisimizde faaliyetlerimize devam ediyoruz. Gebze tesisimizde “genel yönetim binamız” ve kiralık parkımızın bakım onarımının yapıldığı ve stoklandığı “depomuz” var. Düzce tesisimizde ise tüm üretimlerimizin yapıldığı “üretim merkezimiz” yer alıyor. Bir önceki maddede detaylı olarak anlatmış olduğum gibi her iki tesisimizde insan yoğunluğunu azalttık ve çalışmalarımıza devam ediyoruz. Genelde kiralama siparişlerini Gebze tesisimizden, satış siparişlerimizi Düzce tesisimizden sevk ediyoruz. Mart ayı içinde teslimatını tamamlamamız gereken Cezayir ve Türkmenistan siparişlerimiz vardı. Bu siparişlerin sevkiyatlarını sorunsuz bir şekilde gerçekleştirdik. Nisan ve Mayıs aylarında yurt dışında Bosna-Hersek, İrlanda, Fransa ve Sırbistan’da almış olduğumuz projelerin yanı sıra Türkiye’de kısmen satış kısmen kiralama yöntemi ile çalıştığımız irili ufaklı birkaç projenin teslimatlarını gerçekleştireceğiz.

Satış ve pazarlama noktasındaki faaliyetlerinizi nasıl gerçekleştiriyorsunuz?

Satış ve pazarlama ekibimizin tamamı, Mart ayının sonundan beri uzaktan çalışıyor. Bizim proje bölümümüz, satış bölümünün en önemli parçasıdır. Onlar da uzaktan çalışıyor. Proje işi günümüzün teknolojik şartlarında uzaktan çalışma yöntemi ile yapılabilecek bir iştir. Fakat satış işi için aynı yorumu yapmak mümkün değildir. Müşterilerimiz ile uzaktan video konferans ile yapılan görüşmeler, karşılıklı birebir görüşmelerin yerini tutamaz. Bu nedenle satış bölümünde çalışan arkadaşlarımız gerekli durumlarda, sosyal mesafeyi korumak kaydı ile müşterileriyle karşılıklı görüşmelerini gerçekleştiriyorlar. Satış, pazarlama ve proje ekiplerimizin ne kadar süre ile uzaktan çalışmaya devam edeceğini, önümüzdeki günlerdeki gelişmeler bize gösterecektir.

Önümüzdeki döneme dair öngörünüz nedir?

Günümüzde iletişim teknolojilerinin geldiği nokta, iş hayatının büyük bir hızla dijitalleşmesine yol açıyordu. Yaşadığımız salgın, bu süreci hızlandıracak gibi görünüyor. İşletmeler bu süreçte yaşadıkları tecrübeleri değerlendirerek, zamandan, ofis ve ulaşım maliyetlerinden tasarruf etmek amacı ile bazı işleri uzaktan çalışma yöntemine döndüreceklerdir. Virüs ile savaşta henüz çözülememiş birçok soru işareti olmasına karşın, ben insanlığın bu virüsü eninde sonunda yeneceğini düşünüyorum. Aksi görüşler, başta sosyal mesafe kavramının değişmesi ile birlikte insan yaşamının çok büyük değişimlere uğrayacağını, hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını öngörüyor. Böyle bir durumun gerçekleşmesi turizm, eğlence, yeme-içme, sanat, spor, ulaşım gibi birçok endüstriyi derinden sarsacaktır. Tabii bu diğer sektörlere de olumsuz olarak yansıyacaktır. Ben bu kadar kötümser olmamakla birlikte, global dünyada ilk kez tecrübe edilen böylesine bir felaketin ne gibi sonuçlar yaratacağını biraz endişe ve epeyce merakla bekliyorum.

Bu yıl için tasarladığınız plan ve projeleriniz var mı?

Daha önceki röportajlarımızda da anlatmış olduğumuz bir gelişme stratejimiz var. “Yurt dışında yerelleşme” adını verdiğimiz bu strateji, İntek’in uluslararası pazarlardaki payının büyümesini hedefliyor. Geçtiğimiz yıllarda, yurt dışı projelerin lojistiğini Türkiye’den yapmak mümkündü ve bu müşterilerimiz açısından tercih edilen bir durumdu. Fakat günümüz şartlarında, işlerin süreleri çok kısaldı. Hizmeti çok daha hızlı bir biçimde sunmak gerekiyor. Buna ilaveten, müşterilerimiz satın alma yerine kiralama yöntemini tercih etmeye başladılar. Bu nedenlerle müşterilerimiz her türlü ihtiyaçlarını, iş yaptıkları ülkede yerleşik olan tedarikçilerle çözmeyi tercih ediyorlar.

Müşterilerimizin bu tercihi, bizi iş yaptığımız ülkelerde derinleşmeye, bir başka deyişle “yerel olmaya” doğru itiyor. Son yıllarda ihracat stratejimizi bu “yerelleşme” ilkesi üzerine kuruyoruz. Hedef pazarlar seçip, o pazarlarda ofis ve depolar oluşturarak o ülkenin yerel bir firması haline gelmeye çalışıyoruz. Bunu yaparken, o pazarı bilen, güvenilir yerel firmalara bayilik vererek, onlarla ortak hareket etmeye de sıcak bakıyoruz. Böylece o ülkedeki yerel ya da uluslararası diğer inşaat firmaları ile de çalışmayı hedefliyoruz. Bu salgının yarattığı olumsuz koşullar, bizim bu yöndeki çalışmalarımızı sekteye uğrattı tabii ki. Koşullar düzelir düzelmez, bu stratejimizi gerçekleştirmek için çalışmaya devam edeceğiz.

Son olarak eklemek istedikleriniz?

Öncelikle tüm insanlık için bu salgının sağlık açısından en az hasarla atlatılmasını diliyorum. Bunun peşinden tabii ki işin ekonomik boyutunu düşünmek gerekiyor. Dünyada ekonominin durma noktasına geldiği bu günlerde, özellikle günlük temel ihtiyaçlarını karşılamak için çalışmak zorunda olan birçok insanın, çalışamadığı ve hayatını sürdürmek için ihtiyacı olan geliri elde edemediği gerçeği ile karşı karşıyayız. Devletlerin başta bu durumdaki vatandaşlarına mutlaka destek olması gerekiyor. Bunun yanında işletmelerin de desteklenmeleri gerekiyor. İşlerin azalması ile firmalar varlıklarını sürdürebilmek için küçülme yoluna giderler. Firmaların küçülmesi demek işsizlik demektir.

Devletimiz tarafından hayata geçirilen “Ekonomik İstikrar Kalkanı” işletmeleri desteklemek yönünde atılmış önemli bir adımdır. Fakat hem istihdama hem de ihracata büyük oranda katkı sağlayan kalıp ve iskele sektörü, bu destek paketinin kapsamı dışında tutulmuştur. Sektörümüzün de “Ekonomik İstikrar Kalkanı” kapsamına dahil edilmesi için sektörümüzü temsil eden derneğimiz olan İKSD aracılığı ile ilgili bakanlıklara, İntek olarak da bağlı bulunduğumuz vergi dairesine gerekli başvuruları yaptık.

 

 

 

 

 

 

#intek #iskelekalıp #iksd

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: