Anasayfa » Röportaj » “İnsanın amacı, işini kaliteli yapmak olursa başarı arkasından kendiliğinden gelir”

“İnsanın amacı, işini kaliteli yapmak olursa başarı arkasından kendiliğinden gelir”

“Hızlı hizmet yapabilmenin müşteriye sağladığı avantajları öğrendiğimizde ve hızlı hizmetin önemini kavradığımızda hızlanmak için ciddi ekipman ve donanımların yanında teknik çözümler de üreterek hızımızı arttırmış bulunmaktayız.”

Kalite yönetim sisteminin etkinliğini ve sürekli iyileştirme sağlamayı, ulusal ve uluslararası ilgili standartlara uymayı, kaliteden taviz vermeden maliyetlerimizi düşürmeyi, verimliliği ve karlılığı arttırmayı ve rekabet gücünü yükseltmeyi kendine misyon edinmiş Mavi Beton ile bu ay ki dosya konumuz çerçevesinde bir röportaj gerçekleştirdik. Şirket adına sorularımızı yanıtlayan Mavi Beton Yönetim Kurulu Başkanı Erol Baydemir’in ileriye dönük projeleri ise sektörde kısa zamanda çok ses getirecek gibi gözüküyor. Sayın Baydemir’e bizlere vakit ayırdıkları için teşekkür ediyor, yeni projelerinde başarılar diliyoruz…

Şirketinizin kısa tarihçesiyle beraber faaliyetleriniz ve üretim süreçlerinizden bahseder misiniz?

1976 yılında İTÜ Mühendislik Mimarlık Fakültesi‘nden mezun olduktan sonra Taksim’de Atatürk Kültür Merkezi Onarım ve Dekorasyon işlerinin proje uygulamalarını yaparak hizmet vermeye başladım. 4 yıl sonra bir mimarlık ofisi açarak faaliyetlerime devam ettim. Bu süre zarfında çizmiş olduğum birçok konut villa ve otel projelerinin uygulamalarını da yaptım. 2000 yılına kadar sürdürdüm, o dönemler de inşaat sektöründe ve tasarımlarında çözülmesi gereken birçok eksiklikler olduğunu farkettim ve bu eksikliklerin giderilmesi yönünde çalışmalarım devam etti. Mimarlar tasarım yapmakta başarılı olamıyorlardı çünkü uygun ve ekonomik malzeme gerekiyordu yani tasarımcı hayal gücünü yapılara yansıtabilmesi için uygun malzeme bulamıyordu, bir heykeltıraş düşünün önüne koyduğu malzemeyi işleyemiyorsa sanatını gösteremez.

inşaat

Yapmış olduğunuz uygulamalardan bir kaç örnek verebilir misiniz?

İnşaat yapacaksak tasarımcının eline öyle bir malzeme vermeliyiz ki her şekle girebilmeli, bir çocuğun eline Legolar verirsiniz tek düzlemde sınırlı şekiller çıkartır, ama eline bir hamur verirseniz onunla çok daha özgür olur, sınırsız sayıda objeler yapmaya başlar. Demek oluyor ki inşaat sektöründe tasarımcının içindeki sanat cevherini ortaya çıkarabilmesi için tuğla ve kiremit gibi klasik inşaat malzemelerine mahkum etmemeliyiz. Bu düşünceden yola çıkarak 2000 yılında Mavi Beton firmasını kurup tasarımcıyı özgürlüğe kavuşturma çalışmalarına başladık. Tasarımcıyı engelleyen husus malzemenin ekonomik olmamasıdır. Örneğin girişe fugalı bir sütun tasarlanmıştır ancak bunun için malzeme mermer seçildiğinde işlemesi çok zor, ağır ve çok pahalı olmaktadır. Bu nedenle işlenebilirliği kolay ve ekonomik olan bir malzeme arayışına başladık. Önemli hususlardan biri de zaman faktörüdür yani işin hızlı yapılabilir olmasıdır. Mavi Beton bu düşüncelerden yola çıkarak bugün üretim ve montajı dahil ayda (10.000 m²) yaklaşık dört bina tamamlayarak hizmet vermektedir.

Talep ve arzdaki artan çeşitliliği bir baskı unusuru mu, yoksa potansiyel yeni uzmanlık alanları olarak mı değerlendiriyorsunuz?

Talep ve arzdaki çeşitlilik hizmetin kalitesini yükselten önemli bir baskı unsurudur. Bizim çalışmalarımızda gelişmemizin %50’si müşteri taleplerindendir. Örneğin hızlı hizmet yapabilmenin müşteriye sağladığı avantajları öğrendiğimizde ve hızlı hizmetin önemini kavradığımızda hızlanmak için ciddi ekipman ve donanımların yanında teknik çözümler de üreterek hızımızı arttırmış bulunmaktayız.

mavi

Yatırımlar açısından önümüzdeki dönemi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Şu anda yatırımlarda yeni adımların atılmadığını gözlemliyorum. Yatırım teşviklerinin yanlışlıklarla dolu bir aldatmacadan başka bir şey olmadığını düşünüyorum. Örneğin 1.000,000 TL ye mal edilecek bir kümes için 500.000 TL yatırım teşviki veriyorlar, vatandaş 500.000 TL yardım aldığı için 500.000 TL ye mal edebileceği umuduyla işe başlıyor ama müteahhite ihale ediliyor, bu 1.000,000 TL’nin %18 i KDV olarak, %20’si müteahhit gelir vergisinden muaf olmadığından dolayı kazancı dışında gelir vergisi ödeyeceği  için, 50.000 TL de danışmanlık ücreti için ödüyor, yani verdiği krediden daha fazlasını vatandaştan vergi olarak geri alıyor. Bunun düzeltilmesi gereken bir husus olduğunu ve gerçek teşvik verilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Bu yıla dönük üretim hedeflerinizden ve üzerinde çalıştığınız projelerinizden bahseder misiniz?

Bu yıl Riyad’da 30.000,000 USD’lik büyük bir proje anlaşması yaptık. Oldukça karmaşık ve uzmanlık gerektiren bir proje. Çin’den ve Dubai’den ihaleye katılan firmalar vardı fakat imalat ve montaj zorluğundan dolayı bizim fiyatlarımıza yaklaşamadılar. Yabancı firmaların uygulamada ve imalatta ekonomik çözüm bulamamış olmaları şansımızı arttırdı. Yurt içinde uygulamakta olduğumuz projelerimiz de tüm hızıyla devam etmektedir.

beton

Isı ve ses yalıtımı konusunda eskiye kıyasla Çatı ve Cephe Sistemleri’nin geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Isı yalıtımında çok ilerleme kat edilmiştir, ancak ses yalıtımı konusunda henüz başarılı bir boyuta varılabilmiş değildir.

Üretim ve uygulama süreçleri sonrasında ortaya çıkan çevre kirliliği, atık vs.. gibi  problemlere karşı  gibi tedbirler alıyorsunuz?

Bizde atık su veya herhangi başka bir çeşit atıklar söz konusu değildir.

drone1Son olarak eklemek istedikleriniz?

İnsanın amacı,  işini kaliteli yapmak olursa başarı arkasından kendiliğinden gelir.

Günümüzde teknoloji hızla ilerlemektedir. Kendi işimde kullanabileceğim teknolojik gelişmeleri takip etmekteyim ve zaman zaman yeni ekipmanlar alarak iş becerimizi arttırmaktayız. Bugünlerde yine bir teknoloji rüzgarı esiyor, nedir bunlar derseniz, drone adı verilen insansız hava araçları dünyada oldukça yaygınlaşmaya başladı. Drone teknolojisini incelediğimde diğer araçlardan çok farklı özellikleri olduğunu fark ettim. Beni en çok cezbeden tarafı tüm diğer kara, deniz ve hava araçlarındaki fonksiyonları fazlasıyla yerine getirebilmesinin yanında çok az donanımla yani sadece pervanelerle hız arttırıp çoğaltıyor, durabiliyor, sağa sola dönebiliyor ve bunun gibi birçok özellikleri yapabilen diğer araçlarda ki donanımlara ihtiyaç göstermeyen çok farklı bir buluş. Gerekli araştırma ve geliştirme çalışmaları yapılabildiği takdirde bu droneları kendi işimde kullanabileceğime karar verdim. Bu bakımdan büyük bir ilgi ile takip ediyor ve destekliyorum. Türkiye’de ilk kez yapılan ve mini sınıfındaki droneların yarıştığı Türkiye Drone Ligi 1. Etabı takip ettim ve ana sponsoru olduk. Bu aracın ileriki günlerde daha gelişerek tüm iş sektörüne hizmet vererek, iş dünyasının ihtiyaç duyacağı bir araç olacağına inanıyorum. Biz bina cephelerine prekast paneller takıyoruz, bunları takabilmek için yolları kapatıyoruz, çevreyi rahatsız ediyoruz, ulaşımı engelliyoruz ve çok büyük maliyetli vinçler kullanıyoruz. İleride amacımız bu panelleri dronelar vasıtasıyla cephelere takmayı düşünüyoruz. Bu aracın geliştiğinde ulaşım sektörüne de çok katkıları olacağına inanıyorum. Geçtiğimiz ay içinde Dubai’de insan taşıyan droneları test etmeye başladılar. Ayrıca motosiklet şeklinde sürücüsünün kontrolünde olan ama drone gibi uçabilen cihazlar da yapılıyor. Yeterli alt yapısı da hazırlandığında yani dronelar için hava yolları düzenlendiğinde çok rahatlıkla ulaşım aracı olarak kullanılabileceklerini düşünüyorum.

 

#MaviBeton #röportaj #ErolBaydemir #dosyakonusu

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*