Anasayfa » Aktüel » “Binalarda ısıtma, soğutma ve akıllı enerji akışının kontrolüne yönelik ekipmanlar ve sistemler üretiyoruz.”

“Binalarda ısıtma, soğutma ve akıllı enerji akışının kontrolüne yönelik ekipmanlar ve sistemler üretiyoruz.”

Yapmış oldukları işi bir tutku haline dönüştürmüş ve bu duyguyu “Geleceği tasarlıyoruz. İtibar ve sonuçlar üzerine sınırlarımızı tutkuyla zorluyoruz.” sözleriyle ilan etmiş olan Danfoss, faaliyet alanlarını tamamen sürdürülebilir sonuçlar üzerine kurgulamış durumda. Danfoss Türkiye, Ortadoğu Ve Afrika (TMA) Bölge Başkanı Levent Taşkın ile genel bir ifadeyle ‘Sürdürülebilirlik’ ve ‘Akıllı Şehirler’ üzerine konuştuk. Sayın Taşkın’ın konuya olan hakimiyeti ve popüleriteden uzak tamamen bilimsel ve gerçekçi yaklaşımları bizleri geleceğe dair umutlandırdı. Kendilerine bizlere vakit ayırdıkları için teşekkür ediyor, ülkemiz için elzem olan bu konulardaki çalışmalarında başarılar diliyoruz.

Enerjiye olan bağımlılığın her geçen gün katlanarak artması, çarpık yapılaşma, göç ve benzeri toplumsal hareketlilikleri de hesaba kattığımızda yakın dönemde bizleri nasıl bir tablo bekliyor?

Düşük karbonlu bir geleceğin enerji verimliliğine ve yenilenebilir enerji kaynaklarına bağlı olduğu günümüz dünyası artık akıllı enerji teknolojisini ve akıllı enerji sistemlerini gerekli kılıyor. Ama sadece akıllı bir şebekeye değil birleşik, esnek ve geleceğin akıllı enerji sistemlerine ihtiyaç duyuyoruz. Düşük karbonlu geleceğe giden yol, yalnızca ne kadar rüzgâr veya güneş enerjisi üretebileceğimizle değil, ne kadar rüzgâr veya güneş enerjisi kullanabileceğimizle ilgilidir. Bu nedenle, merkezi enerji gibi ısı depolamasına izin veren ve binaları depolama kapasitesi olarak entegre eden enerji sistemleri kilit öneme sahip. Yenilenebilir enerji oranı yüksek olduğunda, enerji sisteminin esnek olması çok önemlidir, aksi takdirde daha fazla yenilenebilir enerji eklemenin önemi azalacak ve çözüm muhtemelen etkisini yitirecek. Bu durumda “bölgesel enerji”, gereken esnekliği sağlayabilir. Elektriği, ısıtmayı ve soğutmayı, talep ve arzı birleştirerek sistem piklerini öngörmek ve dengelemek amacıyla büyük veriden yararlanmak ve tüketicileri üreten tüketici haline getirmek, verimliliği çarpıcı biçimde artıracak. Bunun için daha önce görülmemiş bir boyutta iş birliğine ihtiyaç duyulacak. Bütün bu teknolojiler hali hazırda mevcut ancak genellikle silo tarzında kullanılmaktadır. Bu konuda iş birliğinin getirdiği muazzam sinerji, geleceğin akıllı enerji sistemin ortaya çıkaracak. Artan nüfus ve enerji ihtiyacı, daha çok enerji üretmekten ziyade, akıllı sistemler ile nasıl daha fazla enerji tasarrufu yapılacağını ön plana çıkaracak. Bunun için bölgesel ısıtma ve soğutma sistemleri, yenilenebilir enerjilerin mevcut sistemlerle daha fazla entegrasyonu ve tüm bu enerji sistemindeki akışın verimli yönetim sistemleri, gelecekteki en önemli konular olacaktır.

Sempozyumlarda ortaya konulan çözümler, ülkemiz özelinde plansız hızlı kentleşme göz önüne alındığında sizce uygulanabilir çözümler mi? Bu birbirini derinden etkileyen sorunların tamamını ele alırsak ilk olarak nereden başlamalıyız?

İlk olarak, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının teşvik edilmesi Türkiye’de geç kalınmış ama doğru bir karar. Doğalgaz kullanımından önce bu yapılsaydı bugün %20 -30 daha az doğalgaz ithal eder durumda olacaktık. Teşvik ve özendirme bu şekilde devam ederse ülke ekonomisine büyük tasarruf olarak katkıda bulunulacak. Diğer taraftan jeotermali enerji kullanımı ve atık ısı konuları çok önemli hale geldi. Enerji Bakanlığı’nın strateji belgesinde önümüzdeki birkaç yıl içerisinde bölgesel ısıtma ve bölgesel soğutma sistemlerine dönük doğru alınmış kararlar olması bu anlamda güzel bir gelişme. Ülkemizde 40 ila 50 milyon kadar eski bina var. Maalesef bu binaların çoğu, enerji verimliliği ve bina enerji performans yönetmeliğine uymayan koşullara sahip. Bugünkü teknolojilerle, ürünlerle ve kontrol sistemleriyle bu binalarda %40 enerji tasarrufu elde etmek mümkün. Endüstriyel tesislerde yapılacak iyileştirmelerle %30 ila %50 arasında enerji tasarrufu elde etmek bugünkü ürünlerle mümkün. Bunun için teşvik, özendirici yönetmelikler, bilgi, eğitimli denetimciler ve istikrarlı bir politika gereklidir. Biz de uzmanlığımızı ve tecrübemizi kullanarak bu alandaki uygulamaların artmasını sağlamaya çalışacağız. Danfoss enerji verimli ürünler ve sistemler üreten, daha önemlisi; binalarda ve endüstride enerjinin akışını kontrol eden ekipmanlar üreten bir firma. Dolayısıyla enerjinin yenilenebilir kaynaklardan veya karbon temelli yakıtlardan elde edilmesi bizim için çok fark etmiyor. Çünkü biz enerjiyi yönetiyoruz. Ama yenilenebilir kaynaktan gelen enerjiyi kullanacaksak içerideki bütün sistemlerin de ona uygun sistemler olması gerekiyor. O zaman verimlilik daha fazla artıyor. Yenilenebilir enerjiyi düşük verimli bir cihaza bağlayamazsınız. Ya yoğuşmalı cihaza ya da otomatik kontrol sistemi olan bir mekanizmaya bağlayacaksınız. Dolayısıyla sistem verimliliği, bina enerji verimliliği ve ülkeye iletilen kazanç artıyor. Bu da temelde bizim işimiz.

Yaşanabilir Şehirler ve Enerji Verimliliği konusunda net hedeflerinizden biraz bahseder misiniz?

İlk olarak Soma Kömür Santrali’ni bölgesel ısıtma anlamında kullandık ve Soma’da 10 bin konutu atık ısıyı kullanarak %60 daha ucuza ısıttık. Teknopark İstanbul’un birinci etabının bölgesel ısıtma projesinde bina altı DSE enerji istasyonu yaptık. Bazı belediyelerle görüştük. Arkadaşlarımızla şehirleri analiz ettik. Jeotermal olan, ağır sanayi olan, atık ısının şehri ısıtabilme potansiyeli olan yerlerde doğalgazın şehrin ısıtmasındaki payının azalacağını görüyoruz. Bazı belediye başkanları buna sıcak baktı. Onları Danimarka’ya götürdük, bu tip uygulamaları gösterdik. Dolayısıyla bir yandan yerel yönetimleri diğer yandan bakanlığı düşündürüyoruz. Birkaç şehirde örnek projeler geliştirerek ve verimliliğini göstererek ülke ekonomisine büyük kazanımlar katabileceğimizi düşünüyoruz. Daha önce de belirttiğim gibi, sadece ülkemizdeki eski binaların radyatörlü sistemlerinde termostatik radyatör vanası kullanılırsa yaklaşık 2 milyar dolar tasarruf edilebilir, ki bu sadece bir ürün ile mümkün. Bu tasarrufla eğitimden alt yapıya, sağlıktan üretime birçok alanda yeni yatırımlar ülkemize her yıl kazandırılabilir. Ayrıca binalarda enerji santrallerinin, üretim tesislerinin ve hatta süpermarketlerin atık enerjilerinin bölgesel ısıtma sistemleriyle şehirlerde kullanılmasıyla milyarlarca dolar ilave tasarruf imkanı bulunuyor. Yani %30 ila 50 arasında enerji tasarruf edilebilir. Şehirlerde sürdürülebilir kaliteli bir yaşam için hem mevcut olan her potansiyeli enerjiye çevirmeli, hem de dekarbonize yakıtlar ile karbondioksit salınımını minimize etmeliyiz. Bu iki faydayı bir arada sunan tek çözüm bölgesel ısıtmadır. Bölgesel ısıtma ile şehirlerde var olan sanayiden veya enerji üretim tesisinden, ya da jeotermal kaynaktan boşuna havaya atılan atık ısıları kullanarak, o şehri ısıtmanız ve o şehrin sıcak su ihtiyacını karşılamanız mümkündür. Böylece bedava atık ısının enerjisi kullanılırken, daha önce orada binaları ısıtmak için kullanılan doğalgazı veya kömürü kullanmayarak hem tasarruf edilir hem de karbondioksit salınımının azaltılması sağlanır.

Bu tür makro ölçekteki çalışmalar ve çözümler karşısında ilgili kurumlardan istediğiniz tepkiyi alabiliyor musunuz?

Türkiye bir inşaat ülkesi… Gelecek için yapılan yapılarda şu anda boşa sarf edilen enerjilerin şimdiden düşünülüp ülkeye kazandırılması önemli. Çünkü enerjinin %70’ini ithal ediyoruz. Bu %70’in %40’ı binalarda kullanılıyor ve bu %40’ın %30’unu da tasarruf edebilme olanağımız bulunuyor. Ülkede büyük bir potansiyel var. Enerji kaynaklarını üretip satabilen bir ülke konumunda değilken neden bu kadar bol enerji harcayalım? Ülke olarak bu konuları daha fazla dikkate alıyor olmamız, bunun için de ilgili bazı bakanlıkların birlikte çalışması gerekiyor. Enerji Bakanlığı enerji verimliliği konusuyla ilgileniyor; temennimiz, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın da bu çalışmalara dahil olması ve teşvik sistemi konusunda da Maliye Bakanlığı’nın bu sistemde yer almasıdır. Enerji Bakanlığı bölgesel ısıtma çözümleri, ısı pompaları ve yenilenebilir enerjiler üzerinde daha kalıcı ve uygulanabilir çözümler üzerinde çalışıyor. Umuyoruz bugün tüm Dünya’da uygulanan ve ülke ekonomisine büyük kazanç sağlayan bu çözümler en kısa sürede yeni yönetmeliklerle ülkemize kazandırılacaktır.

Şehir yaşamını bir bütün olarak ele alırsak örneğin ‘ulaşım çözümleri’ konusunda bir planınız var mı?

Danfoss, araçların enerji verimli çalışmasını sağlayan, daha az yakıt ile daha fazla güce ulaştıran güç çözüm ekipmanları ile dünyada bu kapsamda en büyük ve en güçlü üreticilerden biri. Araç verimliliği ve hız kontrol sistemleri için özel yazılımlar geliştiren ve bunları uluslararası ve yüksek imaj sahibi üretici markalarla paylaşan bir yapımız var. Bizim ekipmanlarımız bugün inşaat ve tarım sektöründe faaliyet gösteren önemli araç üreticilerinin makina ve araçlarında ilk tercihleri olarak kullanılmaktadır.

Yapmış olduğunuz faaliyetlerde şehrin resmi idarecileri ile ortak çalışmalar yürütüyor musunuz?

9 Haziran’da Birleşmiş Milletler girişimi alt platformu Bina Verimliliği Çalışmalarının İvmelendirilmesi Projesi (BEA) kapsamında Dünya Kaynakları Enstitüsü (WRI) ile eğitim semineri düzenledik. Birleşmiş Milletler tarafından 2011 yılında oluşturulan Herkes için Sürdürülebilir Enerji (Sustainable Energy for All – SE4ALL) girişiminin alt platformu “Bina Verimliliği Çalışmalarının İvmelendirilmesi Projesi (BEA)”, binalarda enerji verimliliğini artırarak daha sağlıklı ve yaşanabilir şehirler oluşturmayı hedefleyen çalışmalar yürütmeye başladı. Bu kapsamda Eskişehir, kapsamlı teknik destek alacak şehir olarak seçilerek 2016 yılının Haziran ayında uluslararası BEA ağına dahil oldu ve şehrin ihtiyaçlarına göre binalarda enerji verimliliği planını ve hedeflerini geliştirme çalışmalarına başladı. Her eğitimin içeriği birbirinden farklıydı ve yine farklı kuruluşlar tarafından işlenen serinin ilk eğitimiydi ve ilki Danfoss ile başlamıştı. Etkinliğe belediye ve özel sektör temsilcileri, İller Bankası, Mimarlar-Mühendisler Odası yetkilileri ile çeşitli üniversitelerden çok sayıda kişi katılım göstermişti. Bu çalışmalara devam etmeyi arzuluyoruz.

Kentsel tasarım çözümleri ve bina verimliliği arasında nasıl bir ilişki kuruyorsunuz? Bu konuda Danfoss olarak ne gibi çözümler üretmektesiniz?

Kentsel tasarım yapılırken şehirde atık ısı üreten tesisler veya kaynaklar dikkate alınarak binaların ısıtma ve soğutma çözümleri tasarlanmalı. Yakınındaki atık ısıyı kullanarak ve başka hiçbir enerji kaynağı kullanmadan bu binaların ısıtılmasına özen gösterilmeli. Bununla birlikte, tüm binalarda fotovoltaik güneş panelleri ve ısı pompaları ile binaların kendi elektriğini sağlaması ve ısıtmaya destek verecek kaynakları beslemesine yönelik sistemler bina tasarımında yer almalıdır. Günümüzde yeni dizayn edilen her binanın olmazsa olmazı bir enerji yönetim ve kontrol sistemi olmalıdır. Binadaki enerji akışı akıllı otomatik kontrol sistemleri ile kontrol edilebilir olmalıdır ve yeni yapılan tüm binalar mevcut yönetmeliklere göre sıkı bir şekilde denetlenmelidir, bu konuda taviz verilmemelidir. Biz Danfoss olarak binalarda ısıtma, soğutma ve akıllı enerji akışının kontrolüne yönelik ekipmanlar ve sistemler üretiyoruz. Dünyada binalarda enerji verimliliği sağlayan cihaz ve ekipman üreten en büyük firmalardan biriyiz. Sadece enerji verimliliğine yönelik yeni ürün geliştirmek için her yıl ciromuzun %4,3 gibi çok büyük kısmını araştırma ve geliştirmeye ayıran en büyük üreticiyiz diyebilirim. Şehirlerde bölgesel ısıtma ve soğutma çözümleri; endüstride motor kontrol çözümleri, konut ve villalarda bireysel enerji verimli ısıtma ve sıcak su çözümleri, sanayide ve binalarda enerji verimli soğutma çözümleri, araçlarda enerji verimli hidrostaik ve güç çözümleri üreten bir firma olarak, her sektöre fayda sunacak geniş bir ürün çeşitliliğine sahibiz.

#isitma, #sogutma, #enerji, #akilli, #gunes, #ruzgar, #calismalar

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*